DOLAR
49,63 ₺
EURO
55,65 ₺
STERLİN
66,25 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

YALOVA KENT KONSEYİ’NDE TECRÜBENİN VE GÖNÜLLÜLÜĞÜN DEĞERİ

Bir kenti tanımak başka, onun ortak aklına yıllarca emek vermek başka…

|
Bakın, şimdi size Yalova’nın gerçeklerinden süzülmüş bir hikâye anlatacağım. Ama öncesinde sizden küçük bir ricam var: Son birkaç yılda Yalova Kent Konseyi’nin hizmetlerine dair hafızanızda biriken, kurdelelerle süslenmiş görüntülere bir format atın.
Her şeyi kötü bir rüya gibi düşünelim...
Yaşandı, bitti ve biz o rüyadan uyandık!
 Şimdi geçmişin görüntülerine değil, geride kalan gerçeklere bakalım. Kim ne yaptı, kim neye emek verdi, kim bu yapının oluşumunda ve gelişiminde gerçekten yer aldı? Çünkü bazen bugünü doğru değerlendirebilmek için hafızamızı değil, bakış açımızı yenilememiz gerekir.

Bir kenti tanımak başka, onun ortak aklına yıllarca emek vermek başka…

Kentlere değer katan, onları geleceğe taşıyan şey yalnızca güzel sözler, iyi niyetler ya da sahada gerçekleştirilen ziyaretler değildir. Asıl değer, yıllar içinde biriken tecrübede, kurulan gönül bağlarında ve o kentin sorunlarını, insanlarını ve dinamiklerini yakından tanımakta saklıdır.

Yalova Kent Konseyi Başkanlığı sürecine bakarken de üzerinde durulması gereken nokta tam olarak budur. Çünkü kent konseyi, yalnızca bir yönetim makamı değil; farklı görüşlerin bir araya geldiği, sivil toplum kuruluşlarının ses bulduğu ve ortak aklın kent yararına dönüştürülmeye çalışıldığı önemli bir yapıdır. Böyle bir yapıyı yönetmek, elbette heyecan ve istek kadar, yıllara dayanan bir deneyim de gerektirir.

Bu noktada, Yerel Gündem 21 sürecinden bugüne Yalova’nın sivil toplum hayatına emek veren Uluslararası Kadın ve Toplumsal Gelişim Derneği (KATFA-DER) Başkanı Nurten Anıl’ın birikimi dikkat çekiyor.

Anıl, üç yıl Yerel Gündem 21 Kadın Meclisi Başkanlığı, 15 yıl da Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanlığı yaptı. Üstelik kurucuları arasında yer aldığı bu yapının yalnızca bir parçası olmadı; çalışma kültürünün, dayanışma anlayışının ve kent yaşamındaki yerinin oluşmasına da yıllar boyunca katkı sundu.

Bir başka ifadeyle, bugün yönetilmeye talip olunan yapının nasıl doğduğunu, hangi aşamalardan geçtiğini ve hangi emeklerle bugüne ulaştığını yakından bilen isimlerden biri oldu.

Elbette kent için çalışmak isteyen, yeni fikirler ortaya koyan ve toplumla bağ kurmaya gayret eden herkesin emeği değerlidir. Ancak bazı birikimler vardır ki yalnızca anlatılarak değil, yıllar boyunca yaşayarak kazanılır. Mahalle afet gönüllülerinden engelli derneklerine, TEMA’dan çevre ve spor kulüplerine kadar toplumun farklı kesimleriyle kurulan ilişkiler, bir insanın kentle kurduğu bağın ne kadar derin olduğunu gösterir.

Nurten Anıl’ın gönüllülük anlayışı da bu birikimin önemli bir parçasıdır. Onun, “Gönüllülük zaman arasına sıkıştırılmaz, bilhassa zaman yaratılır; gönüllülük benim için seçmiş olduğum bir meslek gibidir” sözleri, bu alandaki yaklaşımını anlatmaya yetiyor.

Çünkü gönüllülük, bazen görünmeyen bir emeği yıllarca sürdürmek, bazen bir sorunun çözümü için kapı kapı dolaşmak, bazen de kimsenin fark etmediği bir ihtiyaca karşılık verebilmektir. Bunun karşılığı yalnızca unvanlarla değil, geride bırakılan izlerle ölçülür.

Bugün Yalova Kent Konseyi için farklı isimlerin temaslarını sürdürmesi ve kendi hedeflerini ortaya koyması doğal bir süreçtir. Ancak bu süreçte asıl sorulması gereken soru şudur: Kentin ortak aklını temsil edecek kişi, yalnızca yeni projeler ortaya koymaya mı hazır, yoksa bu yapının işleyişini, geçmişini ve toplumsal sorumluluğunu yıllardır taşıyan bir deneyime de sahip mi?

Zira kent konseyleri, göreve geldikten sonra öğrenilecek bir yapı olmanın ötesinde, geçmişten gelen birikimin üzerine yeni fikirler eklenerek geliştirilebilecek kurumlardır. Tecrübe, yeni projelere engel değil; aksine onların daha sağlam bir zeminde hayata geçirilmesini sağlayan önemli bir avantajdır.

Yalova’nın bugün ihtiyacı olan da tam olarak budur: Toplumun farklı kesimlerini bir araya getirebilen, sivil toplumun sesini gerçekten duyabilen, geçmişin deneyimini geleceğin projeleriyle buluşturabilen ve ortak aklı yalnızca sözde değil, uygulamada da yaşatabilen bir anlayış.

Çünkü bir kente hizmet etmek, yalnızca o kent için yeni şeyler söylemek değil, yıllardır o kent için yapılanların sorumluluğunu da taşıyabilmektir.

Bazen bir insanın ne yapabileceğini anlamak için geleceğe ilişkin vaatlerinden çok, geçmişte neler yaptığına bakmak yeterlidir. Yıllar içinde edinilen deneyim, kurulan gönül bağları ve verilen emek, kendiliğinden bir güven oluşturur.

Yalova Kent Konseyi’nin geleceği konuşulurken de bütün bu birikimi göz ardı etmemek gerekir. Zira bazı insanlar bir yapıya sonradan dâhil olur; bazılarıysa o yapının oluşumunda, gelişiminde ve bugünlere ulaşmasında bizzat emek verir.

Aradaki farkı belirleyen şey unvan değil, zamandır. Söylem değil, emektir. Ve en önemlisi, bir kente ne kadar yakın durduğunuz değil, o kent için yıllar boyunca neler yaptığınızdır.

Yalova’yı Adım Adım Geziyor: Nurten Anıl Kent Konseyi Başkanlığı İçin Kolları Sıvadı!

Bugün esnaf odalarından muhtarlıklara, sivil toplum kuruluşlarından kentteki farklı kurumlara kadar Yalova’yı adım adım dolaşan Nurten Anıl, Kent Konseyi Başkanlığı için kolları sıvadı.

Yıllardır gönüllülük anlayışıyla kent yaşamının içinde olan, toplumun farklı kesimleriyle bağ kuran Anıl, şimdi de Yalova’nın ihtiyaçlarını yerinde dinlemek, farklı sesleri bir araya getirmek ve kente katkı sunmak amacıyla ziyaretlerini sürdürüyor.

Hizmetin mesai saatlerine sığmadığına inanan, gönüllülüğü bir yaşam biçimi olarak gören bu koca yürekli kadın, şimdi de Yalova için yeni bir sorumluluk üstlenmeye hazırlanıyor...

Onun bu yolculuğunda dikkat çeken nokta, yalnızca bir göreve talip olması değil; yıllardır içinde bulunduğu sivil toplum dünyasının birikimini, kentteki farklı kurum ve kesimlerle kurduğu ilişkileri yeni bir döneme taşıma çabası.

Çünkü bir kenti yönetmeye talip olmakla, o kentin insanlarını dinlemek ve sorunlarına çözüm aramak arasında önemli bir fark var.

 Nurten Anıl’ın sürdürdüğü ziyaretler de bu açıdan, Yalova’nın ortak aklını oluşturma arayışının bir parçası olarak değerlendirilmelidir!

 

 

 

 

Yazar: Ülker Fermankızı

 

Son haberler