DOLAR
44,85 ₺
EURO
52,87 ₺
STERLİN
60,76 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

TERSANELERDE SESSİZ ALARM: 57 BİNDEN 17 BİNE…

Rüstem İnce: “Bu bir düşüş değil, alarmdır...”

|


Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Derneği Başkanı Rüstem İnce, Cepte Haber Programı’nda yaptığı açıklamalarla gemi inşa sektöründeki çarpıcı gerçeği ortaya koydu. Bir dönem 57 bin kişinin çalıştığı tersanelerde bugün işçi sayısının 17 bine kadar gerilediğini belirten İnce, sektördeki daralmanın artık görmezden gelinemeyecek boyuta ulaştığını söyledi.

Tersanelerde yaşanan bu gerileme, yalnızca ekonomik bir daralma değil; üretim gücünde ciddi bir kırılma olarak değerlendiriliyor. İnce, hem küresel krizlerin hem de Türkiye’deki altyapı eksikliklerinin bu tabloyu ortaya çıkardığını ifade etti.

Anlayacağımız, kriz kapıda değil, içeride. Çünkü sektör temsilcilerine göre sorun sadece dış kaynaklı değil. Küresel dalgalanmalar etkili olsa da, asıl kırılganlık içerideki hazırlıksızlıktan kaynaklanıyor. Üretim yavaşladı. Siparişler azaldı. En önemlisi, nitelikli iş gücü sektörden uzaklaştı. Ve bu, geri dönüşü en zor kayıp olarak görülüyor.

Hürmüz’de bekleyen gemiler, Türkiye için fırsat mı?

Hürmüz Boğazı’nda yaklaşık 2 bin geminin beklediğini hatırlatan İnce, küresel ticarette yaşanan sıkışmanın orta vadede yeni bir talep patlaması yaratabileceğini söyledi.  Petrol fiyatlarının 150 dolara yaklaşması ve sevkiyatların gecikmesi, gemi ihtiyacını artıracak. Bu tabloya göre, tersane sektörü için yeni bir kapı aralanabilir.

Ama kritik soru şu: Türkiye hazır mı?
“İşçi yoksa, üretim de yok". Şimdi cevabını siz düşünün...

Uzmanlara göre en büyük risk, iş gücü kaybı.

Çünkü tersane işçisi, kısa sürede yetiştirilebilecek bir profil değil. Bugün sektörden kopan her usta, yarının üretim kapasitesinden eksilen bir parçadır.
40 bine yakın iş gücünün kaybı, sadece bugünü değil, yarını da etkiliyor.

Rüstem İnce’ye göre mevcut tablo, doğru yönetilirse avantaja dönüşebilir. Ancak bunun için hızlı ve planlı adımlar atılması gerekiyor. Yeni siparişlerin teşviki,
altyapı yatırımlarının güçlendirilmesi ve en önemlisi iş gücünün korunması…

Aksi halde, oluşacak talep dalgası Türkiye’nin değil, rakip ülkelerin hanesine yazılacak.

RUSYA PAZARININ KAYBI: TERSANELERDE GİZLİ DARBE

Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Derneği Başkanı Rüstem İnce’nin Cepte Haber Programı’nda ortaya koyduğu tabloya eklenen en kritik başlıklardan biri de pazar kaybı oldu. Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası oluşan yaptırım ortamı, Türk tersanelerinin önemli satış ve hizmet alanlarından biri olan Rusya pazarını büyük ölçüde devre dışı bıraktı.

Sektörün sahadaki en net tespiti şu: Sorun sadece Rusya ile çalışamamak değil… Rusya pazarının tamamen kaybedilmesi.
Uzun yıllar boyunca tersaneler için güçlü bir müşteri ağı oluşturan bu pazar, yaptırımlar nedeniyle fiilen kapanma noktasına geldi. Çünkü bugün  pazar kaybı sadece sipariş düşüşü anlamına gelmiyor.  Bu aynı zamanda tahsilat kanallarının daralması, finansal işlemlerde risk artışı ve bankacılık işlemlerinde blokaj ihtimali
gibi zincirleme etkiler de yaratıyor.

Bu da tersaneleri yalnızca üretim açısından değil, finansal açıdan da baskı altına sokuyor.  Sektördeki gerçek tablo
Bugün yaşanan durum net.  Düşünün, bir tarafta daralan iç üretim,  diğer tarafta kapanan dış pazarlar… Ve mevcut durumda bu iki etki birleştiğinde, sektörün manevra alanı ciddi şekilde daralıyor.

Görünen o ki, Rusya pazarının kaybı, tersaneler için yalnızca ticari bir boşluk değil; uzun vadeli bir denge kaybı anlamına geliyor.
Ve bu boşluk doldurulmazsa, sektörün toparlanması daha da zorlaşacak.

Bugün tersaneler susuyorsa, bu sadece bir sektörün değil, bir ekonominin sustuğu anlamına gelir. Üretimin sesi kesildiğinde,
yerini başkalarının gücü doldurur...

 

 

Yazar: Ülker Fermankızı

 

Son haberler