Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Yalova Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen Mesleki Eğitim-Sanayi Buluşması’nda yalnızca mesleki eğitimin geleceğini değil, MESEM üzerinden yürütülen siyasi tartışmanın da doğrudan adresini gösterdi.
Tekin’in konuşmasında öne çıkan başlık ise dikkat çekiciydi: MESEM’in kapatılması değil, eksiklerinin giderilerek devam ettirilmesi.
Yalova’da sanayici ve iş dünyası temsilcilerine seslenen Tekin, mesleki eğitim alan öğrencilerin eğitim sonrasında istihdam edilmesi ve iş sağlığı-güvenliği tedbirlerinin eksiksiz uygulanması gerektiğini vurguladı. “Bana emanet edilen çocukların hukukunu korumakla mükellefim” diyen Tekin, güvenlik konusunda eksiklik tespit edilen işletmelerle yapılan protokollerin sonlandırıldığını söyledi.

Asıl mesaj siyasete!
Tekin’in Yalova’daki konuşmasını sıradan bir mesleki eğitim toplantısından ayıran bölüm ise MESEM’in TBMM’deki tartışmalarına ilişkin sözleri oldu.
Bakan, bütçe görüşmeleri sırasında MESEM nedeniyle ağır eleştiriler aldığını belirterek, bazı siyasi parti gruplarının programların tamamen kaldırılmasını savunduğunu söyledi.
Ardından doğrudan iş dünyasına seslendi: “İlişkili olduğunuz siyasi partilere MESEM projesinin sizin ihtiyaçlarınız açısından, Türkiye’nin ekonomik kalkınması açısından, nitelikli iş gücü açısından ne kadar işlevsel olduğunu paylaşın.”
Tekin’in bu çağrısı, MESEM tartışmasının yalnızca Milli Eğitim Bakanlığı ile eğitim camiasının meselesi olmadığını; iş dünyasının da bu tartışmanın taraflarından biri olarak sahaya çıkmasını istediğini ortaya koydu.
“Bu siyaset üstü bir konu”
Bakan Tekin’in konuşmasındaki bir başka dikkat çekici vurgu ise “siyaset üstü” ifadesiydi.
Tekin, mesleki eğitimde yaşanan sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini belirtirken, çözümün programları tamamen ortadan kaldırmak yerine iş sağlığı ve güvenliği başta olmak üzere eksikliklerin giderilmesinden geçtiğini savundu.
Bakanın mesajı özetle şu çizgideydi: MESEM devam etsin; ancak çocukların güvenliği konusunda taviz verilmesin.
Bu yaklaşım, bir tarafta Türkiye’nin nitelikli iş gücü ihtiyacı, diğer tarafta ise öğrencilerin iş yerlerindeki güvenliği konusunda devam eden tartışmanın iki ayrı başlık olarak ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
Toplantının bir başka önemli boyutu ise eğitim ile sanayi arasındaki ilişkinin Yalova özelinde güçlendirilmesi oldu.
YTSO Başkanı Cemil Demiryürek, mesleki eğitimin sektörlerin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesindeki önemine dikkat çekerken, Yalova’daki mesleki eğitimin geliştirilmesine yönelik hazırlanan 10 maddelik “Mesleki Eğitim ve İstihdam Projeksiyonu”nu Bakan Tekin’e sundu.
Bu açıdan bakıldığında Yalova’daki toplantı yalnızca bir Bakan ziyareti değil; okul–sanayi–istihdam üçgeninin kentte nasıl kurulacağına ilişkin bir arayış olarak da okunabilir.
Tekin’in konuşmasının merkezinde iki kavram vardı: Çocuğun güvenliği ve mezuniyet sonrası istihdam. Bakan, bir yandan iş dünyasından daha fazla sorumluluk isterken, diğer yandan siyasi partilerden MESEM konusunda daha yapıcı bir tartışma yürütmelerini istedi.
Yalova’daki buluşmanın dikkat çeken tarafı da tam burada ortaya çıktı: Tekin, MESEM’i yalnızca bir eğitim modeli olarak değil, Türkiye’nin insan kaynağı ve sanayinin geleceğiyle bağlantılı bir mesele olarak ortaya koydu.
Ancak bu modelin geleceğini belirleyecek temel soru da aynı yerde duruyor: Nitelikli iş gücü yetiştirme hedefi ile öğrencilerin güvenli çalışma koşulları nasıl aynı anda güvence altına alınacak?
Yalova’daki toplantının asıl tartışması, önümüzdeki dönemde bu sorunun cevabında şekillenecek gibi görünüyor.
Programa Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol, YTSO Başkanı Cemil Demiryürek, eğitim yöneticileri, iş dünyası ve sektör temsilcileri katıldı.
Haber: Ülker Fermankızı