DOLAR
47,99 ₺
EURO
55,55 ₺
STERLİN
65,03 ₺
ALTIN
2.580,00 ₺
BITCOIN
93.500 ₺
FAİZ
50,00%
Gündem Politika Ekonomi Analiz Dünya Röportaj Spor Türk Dunyası Yalova Haber
Menü
Dil
Türkçe İngilizce

Köksal Ketenci: 'Doğayla Uyumlu Bir Gelecek İnşa Ediyoruz”

Yalova’nın Ormanlarında Yükselen Vizyon: Defne Ekolojik Orman Parkı

|

Yalova'nın Esadiye köyünde hayata geçirilmesi planlanan Defne Ekolojik Orman Parkı, doğayla uyumlu turizm anlayışına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Endemik defne ormanları içerisinde konumlanan proje; ekolojik konaklama alanları, doğa parkurları, wellness merkezleri ve sürdürülebilir yaşam konseptiyle dikkat çekiyor. İstanbul, Bursa ve Sabiha Gökçen Havalimanı'na yakın konumuyla öne çıkan yatırımın, bölge turizmine ve kırsal kalkınmaya önemli katkılar sunması bekleniyor. Peki bu proje nasıl ortaya çıktı, hedefleri neler ve Yalova için ne ifade ediyor?

Defne Ekolojik Orman Parkı'nın proje sahibi iş insanı Köksal Ketenci ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, merak edilen tüm detayları konuştuk.

Doğanın kalbinde şekillenen iddialı bir turizm ve yaşam projesi ile ilgili İş insanı Köksal Ketenci, Defne Ekolojik Orman Parkı'nın vizyonunu, hedeflerini ve Yalova'ya kazandıracağı değerleri anlattı...

Gazeteci: Köksal Ketenci Kimdir?

Köksal Ketenci:  1970 yılında Artvin'de doğdum. Eğitim hayatımı İzmit'te sürdürdüm. Meslek hayatıma öğretmen olarak başladım ancak bir süre sonra ticaret alanında çalışmaya karar verdim. Yaklaşık 17 yıldır Yalova'da ambalaj üretimi sektöründe faaliyet gösteriyorum. Üretime, istihdama ve bölge ekonomisine katkı sunmaya gayret ediyorum.

Bugünlerde ise kırsal turizm alanında önemli bir proje üzerinde çalışıyoruz. Projemiz yapım aşamasında ve tamamlandığında Yalova'nın turizm potansiyeline katkı sağlayacağına inanıyorum.

Ticari faaliyetlerimin yanında sivil toplum çalışmalarını da her zaman önemsiyorum. Halen Yalova Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve Oda Akademi Başkanı olarak görev yapıyorum. Ayrıca 2014 yılında kurduğumuz Dünya Ekolojik Yaşamı Sürdürme Derneği'nin kurucu genel başkanıyım. Yalova'nın uluslararası alanda faaliyet gösteren tek çevre derneği olma özelliğini taşıyan bu dernekte çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bunun yanı sıra Yalova El Sanatları ve Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Yalova Eğitim Gönüllüleri Platformu üyesi ve Yalova Dostları Grubu içerisinde de aktif görevler üstleniyorum.

Hayatımın önemli bir bölümünü Yalova'ya hizmet etmeye, kentin sosyal, kültürel, ekonomik ve çevresel gelişimine katkı sunmaya adadım. Bundan sonra da bilgi, tecrübe ve enerjimle Yalova için üretmeye ve çalışmaya devam edeceğim.

Gazeteci: Yalova’nın turizmini geliştirme fikri nasıl ortaya çıktı? Bu proje hangi ihtiyaçtan doğdu ve Defne Ekolojik Orman Parkı ile nasıl bir hedefi gerçekleştirmeyi amaçlıyorsunuz?

Köksal Ketenci: Yalova’nın turizmini nasıl geliştirebiliriz, iç ve dış turisti şehre nasıl çekebiliriz ve Yalova’yı nasıl doğru bir destinasyon olarak konumlandırabiliriz düşüncesiyle yola çıktım. Bu aslında dört yıl önce başlayan bir vizyonun ürünüdür ve 2026 Mart ayının sonunda da temelini attığımız bir projeye dönüştü.

Defne Ekolojik Orman Parkı, yalnızca bir turizm yatırımı değil; Yalova’nın doğasıyla uyumlu, sürdürülebilir ve farkındalık oluşturan bir yaşam alanıdır. Projemiz yaklaşık 100 dönümlük bir arazi üzerinde, Yalova merkeze 8 kilometre, Bursa yoluna ise 1 kilometre mesafede konumlanıyor. İçerisinde 22 ayrı faaliyet alanı bulunan bu yapı, şehrin turizm potansiyeline çok ciddi katkı sağlayacak şekilde planlandı.

Ben çocukluğunu köyde, doğayla iç içe ve çiftçilik yaparak geçirmiş bir insanım. Bu yüzden doğanın gücüne ve sürekliliğine inanıyorum. En büyük hassasiyetim, doğanın bozulmadan gelecek nesillere aktarılmasıdır. Projeyi geliştirirken de ekolojik dengeyi her şeyin önünde tuttum.

Amacımız; insanları doğayla yeniden buluşturmak, onlara ağacı, toprağı, ekosistemi sevdirmek ve aynı zamanda sağlıklı, kaliteli bir yaşam ve eğlence alanı sunmaktır. Defne Ekolojik Orman Parkı bu anlamda sadece bir proje değil, doğayla yeniden bağ kurma çağrısıdır.

Gazeteci:  Projenin şu anki geldiği aşama nedir? Kaba inşaatın tamamlanması ve ilk misafirlerin ağırlanması için hedeflediğiniz bir tarih var mı?

Köksal Ketenci: Şu anda projemizde yaklaşık yüzde 20 seviyesindeyiz. Ancak bu süreçte özellikle yağışlı hava koşulları nedeniyle planladığımız hızda ilerleyemedik. Mart ayının sonunda temel atma sürecini gerçekleştirdik fakat toplamda iki aylık süreçte sahada aktif olarak sadece 10 gün çalışabildik.

Mevsim şartlarının iyileşmesiyle birlikte artık çok daha hızlı bir üretim sürecine girdik. Yaz döneminin başlamasıyla birlikte çalışmalarımız ivme kazandı ve Temmuz sonu ile Ağustos ortası arasında projenin yaklaşık yüzde 40’lık kısmını tamamlamayı hedefliyoruz.

Bunun ardından ise Defne Ekolojik Orman Parkı’nı yalnızca Yalova halkının değil, Türkiye’nin dört bir yanından gelecek misafirlerin kullanımına açmayı planlıyoruz. Bu proje sadece yerel bir yatırım değil, ülke çapında doğa, turizm ve yaşam deneyimini bir araya getiren önemli bir destinasyon olma yolunda ilerliyor.

Gazeteci: Projenin genel vizyonunu ve yatırım büyüklüğünü nasıl tanımlarsınız? Ayrıca tamamlanma süreciyle ilgili hedefiniz nedir?

Köksal Ketenci: Bu proje, yalnızca belirli bir sezonu hedefleyen bir çalışma değil; yılın 12 ayı, 365 günü aktif kalacak şekilde tasarlanmış çok kapsamlı bir yaşam ve turizm projesidir. Tasarım sürecinde en önemli önceliğim, alanın her mevsim canlı kalması, insanların dört mevsimin tüm atmosferini burada deneyimleyebilmesi ve aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonomik döngü oluşturulması oldu.

Amacımız, ziyaretçilerin yalnızca belirli dönemlerde değil, yılın her gününde bu alanı deneyimleyebilmesi ve projenin sürekli bir yaşam alanı olarak faaliyet göstermesidir. Bu sayede hem ziyaretçilere kesintisiz bir doğa ve yaşam deneyimi sunuyoruz hem de ekonomik olarak sürdürülebilir bir yapı oluşturuyoruz.

Projemiz oldukça geniş kapsamlı ve gelişmiş bir tasarıma sahip. Yaklaşık 200 milyon TL civarında bir yatırım maliyetine sahip olacak. Ancak bu rakam, projenin ilerleyişine ve piyasa koşullarına göre değişkenlik gösterebilmektedir.

Planlamamıza göre Defne Ekolojik Orman Parkı’nın tüm etapları yaklaşık üç yıl içerisinde tamamlanarak tam kapasiteyle faaliyete geçmiş olacaktır.

Gazeteci: Proje kapsamında etraf bölgelerden veya şehirlerden (İstanbul, İzmit, Bursa gibi) ya da özel okullardan inşaat aşamasında ön rezervasyon veya iş birlikleri yapılması planlanıyor mu? Eğitim alanında nasıl bir sistem öngörülüyor? 

Köksal Ketenci: Projemizin içinde yer alan faaliyet alanlarını elbette zaman içinde daha da geliştiriyoruz. Ancak özellikle eğitim başlığı bizim için çok kritik bir noktada duruyor. Bu kapsamda proje içerisinde özel olarak tasarladığımız bir “orman okulu” alanımız bulunuyor.

Bu orman okulu; hem Milli Eğitim’e bağlı okulların hem de özel okulların faydalanabileceği, aynı zamanda parkı ziyaret eden çocukların da doğayla iç içe öğrenme deneyimi yaşayabileceği bir eğitim alanı olacak. Çocuklar burada sadece eğlenmeyecek; aynı zamanda doğayı tanıyacak, ekosistemi öğrenecek ve aktif şekilde deneyimleyecekler.

Yaklaşık 3 dönümlük özel bir alanda tasarlanan bu bölümde çocuklar 20 farklı canlı türünü tanıyabilecek, ağaçları, bitkileri, yosunları, toprağı ve doğal yaşam döngüsünü birebir gözlemleyebilecek. Bu sayede hem eğlenerek öğrenecekler hem de çevre bilinci kazanacaklar.

Şu aşamada, proje henüz tamamlanmadığı için herhangi bir rezervasyon ya da ön protokol süreci başlatmadık. Çünkü önce projemizi eksiksiz şekilde hayata geçirip, doğru bir standart oluşturmak istiyoruz. Ancak tamamlandığında, çocuklarımızı bu alanda eğitmek ve onlara doğayı sevdirmek bizim için büyük bir mutluluk olacak.

Ayrıca orman okulu kapsamında çok önemli bir yenilik olarak “Genç Çevreci Pasaportu” projemiz de bulunuyor. Bu sistem, belirli eğitim kademelerinden geçen çocuklara verilecek ve onların çevre bilinci gelişimini belgeleyen kalıcı bir sertifika niteliğinde olacak. Türkiye’de ilk kez hayata geçirilecek bu uygulamayı bir üniversite iş birliği ile geliştirdik ve çocukların yaşam boyu taşıyacağı bir çevre farkındalığı kimliği oluşturmayı hedefliyoruz.

Gazeteci:  Proje günlük kaç kişiye hizmet verebilecek, istihdam tarafı nasıl olacak ve ziyaretçilere hangi deneyim alanları sunulacak?

Köksal Ketenci:  Projemiz tam kapasiteye ulaştığında günlük yaklaşık 5000 kişiyi ağırlayabilecek bir yapıya sahip olacak. Ziyaretçiler gün içine yayılmış şekilde alana giriş yapabilecek. Gelen misafirler ister doğa içinde piknik yapabilecek, ister cam terasta manzaranın keyfini çıkarabilecek, ister dev salıncak ve zipline gibi macera alanlarında vakit geçirebilecek.

Bunun yanında proje yalnızca eğlence değil, aynı zamanda üretim ve deneyim alanları da sunuyor. Sanat atölyeleri, toprak atölyesi, epoksi çalışmaları ve ahşap üretim alanları ile ziyaretçilerin aktif katılım sağlayabileceği bir yapı kuruyoruz.

Tam kapasiteye ulaştığında projede yaklaşık 35–40 kişilik bir istihdam oluşacak ve bu ekip sürekli olarak alanın işletilmesinde görev alacak.

Gazeteci: Kış aylarında turizmin devamlılığı nasıl sağlanacak? Konaklama kapasitesi ve dört mevsim kullanım planı nedir?

Köksal Ketenci:  Biz bu projeyi yılın 12 ayı, 365 gün aktif olacak şekilde tasarladık. Kış aylarında da tüm faaliyet alanları kesintisiz şekilde devam edecek.

Konaklama tarafında ilk etapta 40 karavan ve 40 çadır kapasitesi planlıyoruz. Ancak bu yapı esnek olduğu için ihtiyaç halinde artırılabilir. Bunun yanında glamping ve tiny house konseptleriyle doğa içinde konforlu konaklama imkânı sunulacak.

Kış döneminde özellikle doğa ile iç içe sakin deneyim alanlarına odaklanıyoruz. Orman kütüphanesi bunlardan biri olacak; insanlar burada çalışabilecek, kitap okuyabilecek ve doğa içinde huzurlu bir ortamda vakit geçirebilecek.

Ayrıca 40 kişilik kapasiteye sahip terapi ormanımızda yoga, meditasyon, nefes terapisi ve arınma kampları düzenlenecek. Bunun yanı sıra kış aylarına özel api terapi merkezi de devreye girecek ve kontrollü şekilde arı nefesi terapisi uygulanacak.

Amacımız, bu alanı sadece yaz turizmine bağlı değil, yıl boyunca yaşayan, üreten ve iyileştiren bir ekosistem haline getirmektir.

Gazeteci: Proje içerisinde yer alan “terapi ormanı” ve kış aylarına özel “api terapi merkezi” nedir? Bu alanlar nasıl bir deneyim sunacak?

Köksal Ketenci:  Projemizin en önemli parçalarından biri terapi ormanıdır. Bu alan, Yalova’da ve Tamarlı Dağları çevresinde de örnekleri bulunan, belirli doğal kriterlere sahip özel orman ekosistemlerinden ilham alınarak tasarlandı. Yıl içerisindeki yağış dengesi, bitki çeşitliliği, nem oranı ve güneşlenme süresi bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu alanlar “terapik orman” niteliği kazanıyor.

Bizim projemizde de bu doğal yapıyı koruyarak özel bir terapi ormanı oluşturduk. Burada ziyaretçiler sadece vakit geçirmekle kalmayacak; sakinleşme, nefes terapisi, yoga, meditasyon ve hatta hafif aerobik gibi aktiviteleri orman dokusu içinde gerçekleştirebilecekler. Aynı zamanda oksijen terapisiyle desteklenen bu alan, tamamen doğanın iyileştirici gücü üzerine kurgulandı.

Bunun yanında özellikle kış aylarında devreye girecek çok özel bir uygulamamız daha var: api terapi merkezi. Kasım ile Mart ayları arasında aktif olacak bu merkezde, arıların doğal ortamındaki enerjisinden ve nefes etkisinden faydalanılan özel bir terapi yöntemi uygulanacak. Aynı anda 10 kişinin katılabileceği kontrollü seanslarla gerçekleştirilecek bu uygulama, özellikle solunum yolları ve genel rahatlama üzerinde destekleyici bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Biz bu alanı, doğanın sunduğu iyileştirici gücü modern yaşamla buluşturan özel bir konsept olarak tasarladık. Amacımız, ziyaretçilerin sadece dinlenmesini değil, aynı zamanda ruhsal ve fiziksel olarak yenilenmesini sağlamaktır.

Gazeteci: Şu an proje hangi aşamada? Teslim süreci ve alanın tamamen faaliyete geçmesi için bir takvim verebilir misiniz? Ziyaretçileri orada neler bekliyor olacak? 

Köksal Ketenci: Şu anda projemizin resmi orman park alanında çalışmalarımız aktif şekilde devam ediyor. Genel ilerleme olarak belirli bölümlerde yarı aşamaya gelmiş durumdayız ve etap etap ilerleyen bir inşaat süreci yürütüyoruz.

İlk etapta yer alan iki katlı, toplam 500 metrekare kapalı alan ve 250 metrekare teraslı kır lokantamızın inşaatı devam ediyor. Bunun yanında 110 araçlık otopark alanımız ve aynı anda 25 ailenin piknik yapabileceği sosyal alanlarımız da eş zamanlı olarak yapılıyor.

Ayrıca proje içinde önemli bir yere sahip olan orman çarşımız da büyük ölçüde şekillenmiş durumda. Burada yerel üreticiler, özellikle Yalova’nın köylerinde ve kırsal bölgelerinde tarımla uğraşan vatandaşlarımız, hiçbir kira ya da ücret ödemeden ürünlerini doğrudan ziyaretçilere sunabilecek. Bunun yanında market alanı, hediyelik eşya bölümü ve mevsimsel ürün satış noktaları da yer alacak. Bu bölüm de tamamlanma aşamasına çok yakın.

Karavan alanımız ve çadır kamp bölgemiz ise şu anda yoğun şekilde inşa ediliyor ve özellikle Ağustos ayına yetiştirilmesi hedefleniyor. Bu alanlar projenin en hızlı tamamlanması planlanan bölümleri arasında yer alıyor.

Gazeteci: Bu ölçekte büyük bir yatırım tek başına yürütülüyor. Sermaye ve finansman açısından projeyi sürdürebilecek misiniz? Ortaklık modeli sizin için bir seçenek mi?

Köksal Ketenci: Bu projeyi yaklaşık dört yıl önce tasarlamaya başladık ve o dönemin 2024 yılı maliyet projeksiyonlarıyla bir bütçe planı oluşturduk. Ancak bugün geldiğimiz noktada, özellikle ekonomik koşullar ve maliyet artışları nedeniyle tüm kalemlerde neredeyse iki katına varan bir yükseliş yaşandı.

Buna rağmen proje kendi yapısı itibarıyla güçlü ve sürdürülebilir bir model üzerine kuruldu. Bu nedenle tek başıma da bu yatırımın altından kalkabilecek bir planlamaya sahibim. Ortaklık ise benim için tamamen kapalı bir konu değil; aksine doğru, güvenilir ve projeye değer katacak bir ortaklık modeli olursa bunu değerlendirebilirim.

Eğer uygun bir ortaklık yapısı oluşursa, projeyi yıl sonuna kadar tamamen bitirme potansiyeline de sahibiz. Ortaklık olmaması durumunda ise planlamamıza göre üç yıl içerisinde tüm etapları tamamlayarak projeyi hayata geçirmeye devam edeceğiz.

Benim önceliğim hızdan ziyade doğru bir şekilde, vizyonuna sadık kalarak bu projeyi tamamlamak. Ancak ideal senaryom, doğru bir ortakla birlikte süreci daha hızlı tamamlayıp, Yalova’ya daha erken kazandırmak yönündedir.

Gazeteci: Yalova Esadiye’deki 100 dönümlük arazi mülkiyet açısından nasıl bir statüde? Proje için gerekli resmi izinler, kiralama süreci ve yatırım açısından yasal altyapı tamamen tamamlandı mı?

Köksal Ketenci:  Bu proje yaklaşık dört yıl önce başlatılan çok kapsamlı bir süreçle hayata geçirildi. Öncelikle Orman İşletmesi ile resmi sözleşme sürecini başlattık ve bu kapsamda yaklaşık 12 farklı devlet kurumundan gerekli izinler alındı. Tüm bu süreçlerin ardından ihale aşamasına girdik ve Orman Bakanlığı’na bağlı Yalova Orman İşletmesi ile yapılan ihale sonucunda projeyi resmi olarak üstlendik.

Arazi, klasik anlamda bir mülkiyet değil; uzun vadeli ve sürdürülebilir bir kiralama modeliyle bize tahsis edilmiş durumda. Sözleşmemiz 20+20+20 yıl şeklinde yapılandırılmış olup, toplamda çok uzun vadeli ve devamlılığı olan bir kullanım hakkı sunuyor. Süre sonunda aynı şartlarla devam etme imkânımız da mevcut.

Ayrıca sözleşme kapsamında projenin %49’una kadar resmi ortak alma hakkımız bulunuyor. Bu da yatırım açısından hem esneklik hem de uluslararası yatırımcılar için güvenli bir yapı oluşturuyor.

Bunun yanında projedeki tüm birimler ilgili belediyelerden ruhsatlandırılmış durumda ve yasal altyapı tamamen tamamlanmış halde ilerliyor.

Ayrıca TKDK (Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu) ile de yaklaşık 8 ay süren bir proje hazırlık sürecinin ardından anlaşmaya varıldı ve Şubat ayı sonunda resmi sözleşme imzalandı. TKDK tarafından küçük bir hibe desteği de sağlanarak proje ayrıca kamu tarafından da desteklenmiş oldu.

Sonuç olarak proje; Orman İşletmesi, belediyeler ve TKDK dahil olmak üzere tüm resmi kurumlar nezdinde onaylanmış, izin süreçleri tamamlanmış ve yatırım aşamasına hazır bir yapıdadır.

Gazeteci: Projenin gelir modeli nasıl kurgulandı? Yatırımın geri dönüşü hangi alanlardan sağlanacak ve bu ekolojik yaşam projesi ekonomik olarak nasıl sürdürülebilir olacak?

Köksal Ketenci: Bu projeyi tasarlarken yalnızca bir ekolojik yaşam alanı değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik model de oluşturmayı hedefledik. Elbette doğa ve sürdürülebilirlik temel önceliğimizdi, ancak bunun yanında gelir üretmeyen bir yapı yerine kendi kendini çevirebilen, hatta yatırımını geri döndürebilen bir sistem kurguladık.

Projede toplam 22 farklı gelir alanı bulunuyor. Bunların her biri bağımsız şekilde çalışabilen ama aynı zamanda birbirini besleyen fonksiyonlardan oluşuyor. Cam teras, zipline, dağ kızağı, orman kaydırağı, macera parkı, orman okulu, terapi ormanı, orman kütüphanesi, karavan ve çadır kamp alanları, otopark, kır lokantası ve kır kahvesi bunlardan sadece birkaçı.

Özellikle kır lokantası ve cam teras alanını ayrı bir değer olarak konumlandırıyoruz. Yaklaşık 500 metrekarelik bir alanda tasarlanan bu bölümde Türk mutfağını hem tanıtmayı hem de güçlü bir gastronomi deneyimi sunmayı amaçlıyoruz. 350 metrekarelik kır restoranımız gemi formunda tasarlanıyor; açık ve kapalı alanlarıyla birlikte doğa ile iç içe bir gastronomi merkezi olacak.

Bunun yanında VIP organizasyonlara da ev sahipliği yapabilecek bir yapı planladık. Nişan, düğün, sünnet ve özel davetler için kullanılabilecek bu alan, İstanbul, Marmara ve Yalova’yı aynı açıdan gören eşsiz bir manzaraya sahip. Gün doğumu, gün batımı ve gece manzarası ile sürekli değişen bir deneyim sunuyor.

Ayrıca fotoğraf ve anı merkezleri, dev salıncak gibi deneyim alanları da ek gelir sağlayacak unsurlar arasında yer alıyor. Ziyaretçilerin burada geçirdikleri anları profesyonel şekilde kayıt altına alıp ürünleştirerek sunmayı da planlıyoruz.

Tüm bu yapı bir araya geldiğinde, yatırımın çok güçlü bir geri dönüş potansiyeli oluşturduğunu net şekilde söyleyebilirim. Doğru işletme modeliyle bu projenin, yapılan yatırımın karşılığını kısa sürede geri kazandırabilecek bir ekonomik sürdürülebilirliğe sahip olduğuna inanıyoruz.

Gazeteci:  Defne Ekolojik Orman Parkı herkes için erişilebilir olacak mı, yoksa belirli bir gelir grubuna mı hitap edecek? Projede sosyal kapsayıcılık nasıl sağlanacak?

Köksal Ketenci: Biz bu projeyi tasarlarken en temel önceliğimiz insan oldu. Defne Ekolojik Orman Parkı hiçbir şekilde sadece belirli bir gelir grubuna hitap eden kapalı bir yapı değildir. Tam tersine, her gelir seviyesinden insanın rahatlıkla erişebileceği, doğayı deneyimleyebileceği açık bir yaşam alanı olarak kurgulandı.

İnsanların sanatı, sporu, eğitimi ve doğayı aynı anda yaşayabileceği kapsayıcı bir konsept oluşturduk. Örneğin okçuluk merkezi gibi alanlarda gençler hem eğitim alabilecek hem de sporla iç içe vakit geçirebilecekler. Yani burada amaç ayrıcalık değil, erişilebilir bir doğa deneyimi sunmaktır.

Gazeteci: Proje kapsamında güvenlik, yangın riski ve ulaşım nasıl planlandı? Ziyaretçiler için ne tür önlemler ve erişim kolaylıkları sağlanacak?

Köksal Ketenci:  Güvenlik bizim için en kritik konulardan biri. Park alanında 24 saat görev yapan 8 kişilik güvenlik ekibi sürekli devriye gezecek ve tüm alan gelişmiş kamera sistemleriyle anlık olarak izlenecek.

Ancak burada güvenlik yalnızca insan odaklı değil; aynı zamanda doğayı ve ekosistemi korumaya yönelik bir sistemdir. Özellikle yangın riski konusunda çok net kurallar belirledik. Orman alanı içerisinde açık ateş kesinlikle yasak olacak. Piknik alanlarında yalnızca elektrikli pişirme sistemleri kullanılacak. Sigara kullanımı ise sadece belirlenmiş kontrollü alanlarda mümkün olacak; orman içine giriş kesinlikle yasaklanacak.

Bunun yanında iş güvenliği açısından da sertifikalı ve uzman ekiplerle çalışılacak, tüm alan sürekli kontrol altında tutulacak.

Ulaşım tarafında ise Esadiye Köyü’nden başlayacak özel bir minibüs hattı planlandı. Sabah 07.00’den gece 24.00’e kadar düzenli çalışan bu hat sayesinde ziyaretçiler alana kolay, güvenli ve sürekli erişim sağlayabilecek.

Gazeteci:  Proje alanına ulaşım nasıl sağlanacak? Ziyaretçiler için toplu taşıma veya özel erişim planı var mı?

Köksal Ketenci:  Ulaşım konusunda da projeyi tamamen erişilebilir bir yapı üzerine kurguladık. Bölgeye gelen ziyaretçilerin rahatça ulaşabilmesi için özel bir minibüs hattı planladık. Bu hat Esadiye Köyü’nden başlayarak proje alanına kadar düzenli şekilde çalışacak.

Servis sistemi sabah 07.00’den gece 24.00’e kadar aktif olacak ve gün boyu kesintisiz ulaşım sağlayacak. Böylece hem yerli ziyaretçiler hem de şehir dışından gelen misafirler için alana erişim oldukça kolay olacak.

Ayrıca bölgedeki minibüs kooperatifleriyle de entegre bir çalışma planlıyoruz. Böylece hem yerel ulaşım ağı desteklenecek hem de ziyaretçilerin projeye ulaşımı daha sistemli ve sürdürülebilir hale getirilecek.

Özetle ulaşım, projenin en başından itibaren düşünülmüş ve herkesin rahatlıkla erişebileceği şekilde tasarlanmış bir sistemdir.

Defne Ekolojik Orman Parkı, yalnızca bir turizm projesi değil; geleceğin sürdürülebilir yaşam ve deneyim ekonomisini temsil eden bütünleşik bir ekosistem yatırımıdır.

Yalova’da, İstanbul, Bursa ve Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na yakın stratejik bir noktada konumlanan proje, erişilebilirlik ile doğal dokunun korunmasını aynı anda sunan nadir yatırımlardan biridir. 100 dönümlük orman alanı üzerinde geliştirilen bu yapı; konaklama, macera, eğitim, wellness ve kültürel deneyimleri tek bir çatı altında birleştirmektedir.

Proje, yılın 12 ayı, 365 gün aktif çalışacak şekilde tasarlanmış olup, kesintisiz ziyaretçi akışı ve çoklu gelir modeli üzerine kurulmuştur. İçerisinde yer alan 22 farklı faaliyet ve gelir alanı; cam teras, zipline, macera parkları, orman okulu, terapi ormanı, glamping alanları, kamp bölgeleri ve gastronomi alanları ile güçlü bir ekonomik çeşitlilik sunmaktadır.

Güvenlik, sürdürülebilirlik ve çevre koruma projenin temel omurgasını oluşturmaktadır. Alan 7/24 profesyonel güvenlik ve kamera sistemleriyle kontrol altında olacak, aynı zamanda orman ekosistemini korumaya yönelik sıkı çevresel protokoller uygulanacaktır.

Ulaşım altyapısı ise sabah erken saatlerden gece geç saatlere kadar çalışan özel hatlarla desteklenmiş, hem yerli hem yabancı ziyaretçiler için kolay erişilebilir bir destinasyon yapısı oluşturulmuştur.

Defne Ekolojik Orman Parkı, doğa ile kârlılığı buluşturan nadir yatırım fırsatlarından biridir. Sadece bir destinasyon değil, ölçeklenebilir, sürdürülebilir ve geleceğe dönük güçlü bir varlık modelidir.

Vizyoner yatırımcılar için bu proje; sürdürülebilir büyüme, güçlü getiri ve kalıcı bir miras anlamına gelmektedir.

 
 
 
Gazeteci: Ülker Fermankızı

Son haberler